“Eline aldınmı, şöyle koydun mu cüzdanına yürüyüşün değişir yürüyüşün!” demişti bir abi vakti zamanında bana. İnsanın ses tonunu, öksürüğünü de değiştirirmiş meğer anlaşılıyor zamanla. En olmadık yerde en olmadık küfürleri saçtırırmış insana gördüm. Gördükçe yüzüm ekşidi, ekşidikçe sustum. Gittim sonra, en azından duymamaya çalışmak adına. Peki ben duymadım diye o yok mu oldu? Hayır. Hala orada parasıyla birlikte bir yuvada.
Diğer taraftan gördüm yine: dostundur senelerin geçmiştir, beraber yiyip içmişsindir ya sanırsın ki o hep oradadır. Bir bakarsın yeni aldığı dünyalığılya uzaklaşmıştır. bilemezsin dostunun yeni edimine mi seviniceğini yoksa eyvallahı bile unutup, yanından hızla gidişine mi üzüleceğini? Tamam diyerek suçu sahibine atarsın yani paraya. Diğerlerinde de öyle olmamışmıydı ya? Hani öksürüklerini duyup duyup içinden dalga geçercesine gülümserken yine suçu ona atmamışmıydık... O halde devam böyle iyi.
Ya da başka bir sebebi olmalı aslında. Kişilik zafiyetinden olabilir mi mesela? Zayıf zayıf yerlerine girince, sanki haşa Tanrının üstünde bir edayla yeniden yaratılmış gibi hissediyor olmalılar. Yeniden yaratılan insan önce ne yapar? Bebeklik, sonra çocukluk, sonra olursa adamlık yolunda neyse işte...Hani normal bir insanın belli emekler karşılığı, ihtiyacını gidermek için alabildiği ev, araba, yat gibi şeyleri hani sanki oyuncak alıyormuşçasına her gün birtane değiştirirler ya, işte yeniden yaratılmışlık hissinin çocukluk evresidir bu aslında...Sıkı cesaret yeniden doğmak.
Ee kolaymı bambaşka birisi olmuşsundur senin aklında.Sonra parası olmadan da adam oluvermiş birisiyle karşılaştığında, ilk onun zayıflıklarına bakarsın. Bakarsın senin o değersiz şeyle doldurduğun yerlerini o neyle doldurmuş diye. Bakarsın bakarsın da birşey anlayamazsın. Anlayamazsın tabi ya, işte gözünü kör eder bu meret derler ya böyle bir şeydir işte... Ne mi var?
Sonuna kadar iman, dolayısıyla sevgi, aşk, umut , şükür ve sabır var.O boşluklar bunlarla dolarsa eğer para bir gün hasta yataklara düşmeyeceğine göre başlar kelime-i sehadete. İmana gelir kul olur safi. Sonra sen onu boşluklarından çıkartıp yerine yukardakileri koyduğunda nasılsa sana ait değilmiydi? O halde senin kölen olur sen ne dersen o olur. Boşlukların imanla dolduğunda söylediklerin de hayır olur . paranın yaptıkları da hayra vesile olur..
Bilmem?
Olur mu olur...
Gülten Savaş / www.haberarz.com
YorumlarToplam 1 yorum mevcut
Ahmet Seven 4 ay önce yorumlandı
hepimizin değindiği lakin kelimelerle bu kadar güzel süsleyip bir kompozisyon haline getiremediği hususu yazmışsınız.çokta güzel olmuş.tebrikler.haberarz'da kalıcı olmanız dileğiyle..