Cenazeye gelenler kopartılan gürültü kadar olmadı. Bunlar bizi ilgilendirmez. Fakat vahim hatta komik durum üzerinde durulmaya oldukça değer.
Rahmetli Özal’ın, Muhsin başkanın, … cenaze törenlerini herkes hatırlar. Kim milletine gerçek anlamda hizmet ederse, milleti de onu bağrına basar. Hatta öyle bir basar ki ölüm o kişi için ayrılık olmaz, hiç unutulmaz, ebediyen gönüllerde yaşar, dualarla, rahmetle anılır.
Peki bu millet neden bazılarına böyle davranır, yada iyi insanları sezer, bilir, teşhis eder? Çünkü Türk milleti ariftir. Ayrıca “kim Allah’ı severse, Allah’ta onu insanlara sevdirir. “
Neyse, esasa gelelim. Her fani ölecektir. Bu kaçınılmaz gerçek hepimizin başına mutlaka gelecek, hesap günü ise yaptıklarımız önümüze serilecektir. Her insan inanç konusunda özgürdür. İnanıp inanmamakta serbesttir. Baskı yapılamaz, zorlanamaz. Amenna…
Fakat hayatı boyunca takip ettiği çizgi, ölüm anında saptırılırsa, Müslümanlara şirin görünmek adına palavra üretilirse, hatta ölen için Müslümanlara baskı ve eziyet uygulanırsa burada ip kopar, Müslüman masaya yumruğunu koyar. Özgürlük ister, hakkını arar.
DENKTAŞ Kıbrıs kurtuluşunun liderliğini yaptı, Cumhurbaşkanı oldu. Kimsenin itiraz edemeyeceği şekilde Kuzey Kıbrıs onun döneminde fuhuş ve kumar merkezi oldu, adada mevcut cami sayısı yarıya indi. din eğitimi yapılmadı, tüm bunlar bir yana, söz konusu kişi “İslam’da Başörtüsü yoktur” cinsinden fetvalara girişip, tesettür yasağının kaldırılmasını tehlikeli buldu.
Ben duymam ama biri çıkıp bunlara saygı duyulmalı diyebilir. Hatta DENKTAŞ ile aynı görüşte olabilir. Bunlar beni ilgilendirmez. Beni ilgilendiren konu, kuyruğu titretmeye yakın ilanlarla zulmettikleri Müslümanlardan dua istemeleri, imam ve müezzinleri sala vermeye zorlamaları, mecburi başsağlığı ilanları verdirmeleri.
Herkes kendi ölüsüne sahip çıksın. Ergenekon da böyle yapmalıydı. DENKTAŞ’ın cenazesini camiyi, namazı duayı karıştırmadan, ulusalcı usullerle defnetmeli, kimseye zulmetmeden, aldatmadan, dürüstçe hareket etmeliydi.
Hani bir zamanlar 28 şubat İsrail operasyonunu yapanlar, darbeciler, laikler, masonlar, komünistler, faşistler, hukuk katilleri, derin devlet mensupları vardı. Hayatları boyunca İslam ile Türklükle satıldıkları güçler adına mücadele ederler, öldüklerinde ise leşlerini camiden kaldırtıp, Müslümanlara taşıtırlardı.
İşte o devir artık kapansın. Zulüm bitsin. Kim neye, nereye hizmet ettiyse oradan götürülsün kabrine. Zorla cenazeye kimse çağırılmasın, Rahman ve Rahim olanla savaşanlara Rahmet dilenmesin. Kim ne yapmak isterse öyle yapsın vesselam…
Yahya Kemal Savdır / www.haberarz.com
YorumlarToplam 3 yorum mevcut
Cemil Kanat 4 ay önce yorumlandı
yazara tebrik ediyorum.yazi çok güzel bizler türk milleti olarak herzaman bu tür olaylarda vicdanimizin sesini dinler hemen yani geçmişim bizi yapilanlari unutup bu tür din düşmanlarinin cenazelerini sahip çikariz.o yüzden ben yazara katiliyorum sitenizde çok güzel başarilar.....
Ali SAN @ALİ BERKE 4 ay önce yorumlandı
mükemmel bir yazı. allah'a düşmanlık ederek yaşayanın cesedi elbette leştir ve cehennem yakıtıdır. gülen'in sözleri kendi sapıklığı. sayın yazar; allah razı olsun. aiz bu yalaka takımına aldırmayın.
ALİ BERKE 4 ay önce yorumlandı
sayin yazar;
fethullah gülen de 'başörtüsü füruattir' demişti 28 şubat sürecinde ve 12 eylül darbecisi evrene teşekkür edip iltifatlar yağdirmişti.insanda biraz utanma olur.cenazeye leş diyebilecek kadar uşak ruhlu olmaz.kendilerini rahman ve rahim olana teslim olmuş gibi ilan edenlerin,ruhlarini şeytana sattiklarini da bu yaziyla görmüş olduk.