banner62

banner21

01 Eylül 2014 Pazartesi

Ordu Birlikleri O Şehri Geri Aldı

Eyüp Gökhan Özekin

15 Haziran 2010, 13:00
Eyüp Gökhan Özekin
Yücel KILIÇKAYA
banner94

Gazze'ye İnsani Yardım Taşıyan Mavi Marmara Gemisi Yolcularından Alperen Ocakları Eski Genel Başkanı ve B.B.P Genel Başkan Başmüşaviri Eyüp Gökhan ÖZEKİN İle Yaptığımız Çok Özel Röportajdır;

Haber ARZ / www.haberarz.com

Gemiye Katılma Kararını Nasıl Verdiniz? Sizi İkna Eden Sebep Neydi?

Kıymet verdiğim bazı insanlar Pazartesi günü gemiye binmek üzere Antalya'ya yola çıkacaklardı. Cumartesi günü onlarla vedalaşmak üzere buluştuk. Ben bu yardım seyahatinin önemini bilmekle beraber İsrail'in müdehale ihtimalini hiç düşünmemiştim. Fakat vedalaşma esnasında "ne olur ne olmaz, bunların işi belli olmaz, belki müdehale ederler, hapse girmek de var gidip dönememek de var" gibi laflarla helalleştikleri vakit o gemide benim de olmam gerektiğini düşündüm. "Hiç yer kalmadı, pasaportların kayıt işlemleri tamamlandı, v.s." denmesine rağmen hiç bir bahaneyi kabul etmedik ve netice itibarı ile gemiye bindik.

İsrail'in Müdahalesinden Önce Neler Yaşandı? Nasıldı Atmosfer?

İlk başlarda herhangi bir gemi yolculuğu ne kadar zor olursa o kadar zor, ne kadar keyifli olabilirse o kadar keyifli bir yolculuğumuz vardı. Diğer ülkelerden ve Türkiye'nin dört yanından gelen her görüşten insanlarla kaynaştık, dostluklar kurduk.

İyi ihtimalle Gazzeye varacak ve hem yardım malzemelerini oraya ulaştıracak, hem de bu gayrımeşru ablukayı kırmış, Gazze'nin özgürleşmesine, dünyanın en büyük ve kalabalık hapishane olma halinin bitmesine vesile olacaktık. Öbür taraftan, hiç bir hakları olmamasına rağmen biz olsa olsa daha büyük gemilerle gelip, denizcilik tabiriyle gemiyi yedeğe alacaklarını, yahut çekicilerle gemiyi çekeceklerini, bunun gibi şiddetsiz yöntemlerle gemiyi limana bizi hapishaneye götüreceklerini düşünüyorduk. Yani kötü ihtimalle bir kaç ay hapiste yatıp Gazze'deki zulme esaretimizle dikkat çekecektik. Her iki ihtmalin de hayırlara vesile olacağını düşünüyorduk. Daha sonra gemide internet ve medyayı takip ederken anladık ki şiddete müracaat ederek gelecekler, bir operasyon düzenleyecekler.
 

" Biz de Bu Teröre Direneceğiz"

İşte bunu anladıktan sonra, Greenpeace gibi çevre örgütlerinin gemilerinin bile kolaylıkla teslim edilmediği bir dünyada, uluslararası sularda böyle bir korsanlığa karşı, insanlığı, İslam'ı, Türklüğü temsil eden Mavi Marmara'nın rahatlıkla teslim edilmesinin onurumuza ve temsil ettiğimiz değerlere yakışmayacağı kanaatine sahip olduk. Yabancıları, misafirlerimizdir diye bu direnişe dahil etmeksizin, belli sayıda Türk gönüllü, sembolik de olsa direnmeye karar verdik. İlk başlarda aşağı yukarı 80 kişiydik. Daha sonra "biz de bu teröre direneceğiz" diyenlerle 120-130 kişiye çıkmıştır bu sayı.

Kendi aramızdaki konuşmalarda, "ne olursa olsun kesinlikle bu saldırganlardan herhangi birinin canına bir şey olmaması gerektiğine, yalnızca kendimizi savunacağımıza" dair birbirimize söz verdik. Hiç bir koşulda İsrailli askerler öldürülmeyecekti. Eğer silahları elimize geçerse onlarla bile bir nefsi müdafa yapılmayacak, o silahlar denize atılacaktı. Buna benzer konuşmalar geçti aramızda.

Müdahale Anında ve Sonrasında Yaşananları Bizimle Paylaşırmısınız?

Sabah namazı vaktinde, herkes cemaatle namaz kılarken saldırıya geçtiler. Gerisini biliyorsunuz. Sayısız hüzum botu, bilmem kaç gemi, dört helikopter, iki denizaltı, yüzlerce komandoya karşı, ellerinde yalnızca sopa-zincir-şişe gibi şeyler olan 120-130 kişi adeta devleşti. O mücadele anı hiçbirimizin belleklerinden silinmeyecek bir haldir. İnanmış insanların kötülüğe meydan okumasıdır. Çok fazla kaybımız var, direnişi bırakalım anonsu ikinci kez tekrar edilinceye kadar herkes direndi. Her birinde en az iki silah olan terör devleti askerlerine karşı kahramanca direnen ağabeylerimizi, kardeşlerimizi şehit verdik. Ufak tefek sıyrıkları, morlukları saymazsak 50 civarında gönüllü yaralandı. Halen durumu kritik iki kişi tedavi görüyor. Ama ödenen bu bedellerin boşa olmadığını o anda nasıl hissediyorsak bugün de öyle hissediyoruz. Hem de herkes...
 

Çetin ağabey eşinin kucağında şehid oldu. Son nefesini verinceye kadar "Çetin ölme" diye ağlayan yenge hanım, Çetin ağabey son nefesini verince birden değişti. Adeta tebrikleri kabul eden bir muzaffer konutan edasıyla hareket etmeye başladı. Hepimize dönüp "Şehid bizim şehidimiz" dedikten sonra bizlere hatrımızı soran, diğer yaralılarla ilgilenen o yüce hanımefendiyi hiç unutmayacağım. Hemen herkeste bu karalılık, bu vakar olay esnasında da, olay sonrasında da, hapiste de vardı.

Dünyanın Önde Gelen Ordularından Olduğu Söylenen İsrail Askerlerinin Hal ve Tavırları Nasıldı?

İsrail Askerleri Korkak ve Kabiliyetsizdi...

Çok korkaktılar. Hiç bu kadar korkak olabileceklerini tahmin etmezdik. Üstelik o söz konusu ordunun da en seçkin birliğiymiş bunlar. Özel kuvvetlerin komandoları... Öyle ki hücum botlarda birbirlerini sakinleştiriyorlardı. Biz direnişi bitirip içerideki salonlara geçtikten sonra bile iki saat kadar korkudan içeri giremediler. Elimizde bulunan İsrail askerlerini serbest bırakınca kendi askerlerine sığınmak yerine koşarak denize atladı bunlar. Ayrıca yalnızca korkak da değil, kabiliyetsizlerdi de. Ayağı kayıp düşenler, püskürtülen sudan, atılan şişeden dolayı hareket bile edemeyenler, televizyonda da gördüğünüz gibi ağlayarak dayak yiyenler v.s. Yani bunlardan artık hiç kimsenin korkmaması, çekinmemesi gerekiyor. Zaten cesur ve kabiliyetli olsalardı böyle bir orantısız şiddete başvurmazlardı.

Yolculuk Boyunca Yaşadığınız En Duygulu Anı Anlatırmısınız?

Her Aileden Bir Şehit...

Birkaç kare var gözümün önünde. Biraz önce anlattığım, herşey bittikten sonra içeride Çetin ağabeyin eşinin o kahramanca duruşu. Operasyonun ortasında tehlikeli bir bölgeden daha tehlikeli bir bölgeye doğru geçerken omuz omuza direndiğimiz oyuncu Sinan Albayrak'ın ağabeyi yazar Hakan Albayrak'ı tutup bütün gücüyle geri ittirmesi ve "her aileden bir şehit" diye bağırması... Bir de ellerimiz arkadan bağlı diz çökmüş vaziyette dışarıda belklerken yaklaşık 4 saat boyunca tepemizde helikopter uçurdular. Denizin suyu üzerimize geliyor, pervaneden kaynaklı şiddetli bir rüzgar altında, çok üşüyerek, titreyerek bekliyorduk. Gece de orada yattığımız için etrafta uyku tulumları, battaniyeler de vardı. Birisi omuzumdan battaniye örttü. Kafamı çevirip bakınca 18-19 yaşlarında nur yüzlü bir genç gördüm. O da üşüyordu ama elleri arkadan bağlı olduğu için kendi üstüne örtemiyor, dişleriyle tuttuğu battaniyeyi önündeki ağabeyinin sırtına koymaya çalışıyordu.

Bütün Bu Süreçte Hükümetin Tavrını ve Hamlelerini Doğru Buluyormusunuz?

Evet biz alıkoyulduktan serbest bırakılıncaya kadarki tavırlarını, hamlelerini doğru buluyorum. Ama asıl sınavı herkes bundan sonra verecek.

Hükümet Kanadından Bülent Arınç'ın ve Fethullah Gülen'in Açıklamaları Aşırı Tepki Görmüştü. Siz Bu Açıklamaları Nasıl Değerlendiriyorsunuz?

Talihsiz açıklamalar olarak görüyorum. Okuyunca canım sıkıldı.

Aynı Organizasyon Tekrarlansa Yine Faal Olurmusunuz?

Olurum.
 

Türkiye Bundan Sonra Ortadoğu, İsrail ve Avrupa Üçgeninde Nasıl Bir Rol Biçmeli ve Bu Olay Dış İlişkilerimizi Nasıl Etkiler?

Türkiye eski Türkiye değil. Rahat olmamız lazım. Bizim dış ilişkilerimizi nasıl etkiler diye korkuyla hiç bir şey yapmadan başkalarını seyretme dönemi artık bitmiştir. Hepimizin zihninde de bu eski dönemin etkileri silinip atılmalıdır. Her şey iyi olacak inşallah.

Son Olarak Söylemek İstedikleriniz Nelerdir?

Surda gedik açılmıştır. Artık bu yürüyüşün geri dönüşü kalmamıştır. Şehitlerimiz'in verdiği bedel kimbilir bildiğimiz ve bilmediğimiz nelere vesile olmuştur, olacaktır. Sadık Battal'ın o gece ile ilgili etkileyici yazısının sonu ile bitirelim.

 

"Allah, insanı bir kez daha özgür ve şerefli kıldı o gece.

Özgürlük ve şeref, Allah'tan insana bir kez daha armağan edildi o gece.

Tek bir esir kalmayıncaya dek, tüm insanlık özgür oluncaya dek, Mavi Marmara yoluna devam edecek.

Allah'tan geldik, Allah'a döneceğiz hakikatini, bir kez daha ve geri dönülemez biçimde gördük o gece.
 

Allah var, keder yok... Olan olmuştur, olacak olan da olmuştur o gece."

www.haberarz.com

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    banner109
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    KARİKATÜR
    ARŞİV