Tam 20 yıl önce…
Bebekler , hamile kadınlar , çocuklar ; yakıldı , gözleri oyuldu , başları kesildi.
Bir Türk Semtinde Hocalı’da , Azerbaycan’da.
Bizim soydaşlarımız, analarımız bacılarımız tecavüze uğradı ,doğumuna yakın hamile kadınların karnındaki çocuğun cinsiyeti için iddiaya girilip karınları kasaturayla yarıldı.
İnsanlıkları yoktu. Şereften , namustan bir haberlerdi.
Evet tam 20 yıl geçmişti.
Ne stratejik müttefiklerimiz ABD ve Batı Dünyası ses etti bu soykırıma ne Müslüman Arap Dünyası ne Rusya.
Hunharca katledilişin öyküsü Hocalı’nın başı önüne eğik onuru ayaklar altında.
Hümanistler susuyorlar, demokrasi havarileri susuyorlar , özgürlük savaşçıları susuyorlar , insana insan olduğu için değer veririz diyenler söz konusu Türk olunca susuyorlar , Arapın derdini dert edinmiş büyüklerimiz susuyorlar, Aydınlarımız(sözde) susuyorlar , Medya susuyor…
Susmakla kalmıyorlar konuşanları ‘’Irkçı , Faşist Demokrasi Düşmanı’’ diye nitelendirip sesini kısmaya çalışıyorlar.
Dışarıdaki Türk’e düşman anladık da içerideki de Türk’e düşman…
Hrant Dink 13 Şubat 2004'te ne demişti, hatırlayalım!
“Türk'ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermeni'nin Ermenistan'la kuracağı asil damarında mevcuttur...“
(13 Şubat 2004 tarihinde yayınlanan Agos Gazetesi'nde Hrant Dink'in "Ermeni Kimliği Üzerine" başlıklı yazı dizisi)
Böyle bir adam öldü diye hepsi ermeni olanlar, Taksim’den Osmanbey’e kadar yolları kapatan binler, insanlıktan hümanizmden bahseden demokrasinin yılmaz savunucuları, insan hakları-insan hakları diye bağıranlar , 26 Şubat günü Taksim’de Ermeni zulmünü lanetlemek ve Hocalı soykırımını haykırmak için meydanlarda olmayacaksanız ; Hepiniz iki yüzlüsünüz hepiniz namussuzsunuz hepiniz alçaksınız, hepiniz şerefsizsiniz…
YunuAKDENİZ / www.haberarz.com
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir, teşekkür ederiz.
Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!